EŞME KİLİMİ

Anadolu kilimleri, kendini yenileyerek günümüze kadar yöresel desen ve renk özellikleriyle gelmiştir. Halı ve kilim alanında belirli bir üne sahip olan dokumalarımız duygu, düşünce, özlemi ve inancı ifade etmiş, atının eyeri, hububatının ve eşyalarının taşınmasında kullandığı çuval, yiyeceğini taşıdığı heybesi olmuştur. Özellikle kilim Anadolu insanının doğumunda beşiği, ölümünde tabutunun örtüsüdür.
Günümüzde, milli kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan kilimler, kolay taşınabilir ve az zamanda dokunabilmesi nedeniyle yaygın kullanılır. Eşme kilimleri, genelde tacirlerin siparişleri ile ticari amaçla dokunmaktadır.
Bunların yanı sıra Eşme halkının kendi evleri için dokudukları kilimler varsa da sayıları azdır. Eşme yöresinde kilimlerin sayıları azdır. Zili, sumak, sarma motifli cicim, hopan ve tülü gibi dokumalar da yapılmıştır. Eşme kilimlerini, halkın kendi ihtiyaçları için dokudukları ve tüccarın siparişi vererek ticari amaçla dokutturdukları kilimler olmak üzere iki ana kolda incelemek yerinde olur. Eşme’de geçmiş günlerde; “altınbaş”, “toplu”, “takmak”, “ablaş” adları ile tanınan birbirinden farklı özellikler taşıyan kilimler dokunmuştur.
Öteden beri halkın kendi ihtiyacı için dokuduğu eski kilimlerde iplikler, dokuyucu tarafından evde eğrilip bükülmüş ve yine evlerde kök boya ile boyanarak hazırlanmıştır. Bu kilimler rengi, yangısı (motifi) ve kompozisyonu ile bölgeye has özellik göstermiştir. Bugün halkın kendi ihtiyacı için dokuduğu kilimler iplik, kalite, renk, yangıç ve desen düzenlemesi bakımından, bölgeye has özelliğini tamamen kaybetmiştir ve yozlaşmıştır. Kilimlerdeki bu değişme ve yozlaşmalar, dönem dönem devam etmiştir. Takriben 1934’ten önceki kilimler “İlk Dönem”, 1935–1960 yılları arasında dokunmuş olanlar “Orta Dönem”, 1981’den sonra dokunmuş olanlar ise “Son Dönem” kilimleri olarak sınıflandırılmıştır. Yapılan incelemelerde, İlk Dönem Kilimleri’nde çözgü ve atkı (renkli yanış ipi) tamamen yündür. İplikler, dokuyucu tarafından evlerde hazırlanmış ve kök boya ile boyanmıştır. Bu kilimlerde hâkim renk olarak kullanılan mavi, kırmızı ve yeşilin yanı sıra diğer renklere de yer verilmiştir. Mavi, tatlı indigo mavisi; kırmızı, tatlı pastel kırmızı; yeşil ise, orta renkte bir yeşildir. Kilimlerdeki yeşil ve kırmızı gibi renkler, karşıt renklerden olmalarına rağmen, pastel renklerde kullanıldıklarından ve renk tonları uygun seçildiklerinden birbirleri ile uyum sağlamıştır. Ayrıca, bu dönem kilimleri iki parça hâlinde dokunup birbirine dikilerek kullanılmıştır. Motifler, “tilifli”, diğer bir deyimle “gıcıklı”dır.
Orta Dönem Kilimleri’nde, çözgü ve yanış-ipi, yündendir. Motifler değişmeye başlamıştır. Kök boya kullanılmakla beraber sentetik boyaya da yer verilmiştir. Bu dönemde iki şak hâlinde yapılan kilimler, ortadan kalkmaya başlamış; tek parça olarak dokunmuştur. Motifler, yine tiliflidir. Yün iplikleri yine dokuyucu tarafından hazırlanmıştır. Fakat sentetik boya kullanılmıştır. Birinci dönemde kullanılan indigo mavisi, bu dönemde çivit mavisine dönüşmüştür. Pastel kırmızı ve yeşil tonları, biraz daha canlı renklerde kullanılmış; renk uyumu, eski özelliğini kaybederek bozulmaya başlamıştır.
Son Dönem Kilimleri’nde ise mavi renk, mavi-mor bir renk almış; kırmızı, ya daha canlı renklerde kullanılmış ve zaman zaman al renge bürünmüş, ya da çok koyu karanlık renkler tercih edilmiştir. Yeşil ise; koyu çimen yeşili ile neftî yeşile dönüşmüştür. Kilimlerde, ya göz atıcı renkler kullanılarak gözü yoran bir durum yaratılmış ya da çok koyu renklerle kilim, iç karartıcı bir hâle gelmiştir. İplikler, boyacılara boyattırılmaktadır. Boyacı hangi tonda boyarsa onunla dokumak zorundadır. Renk tonları, eskilere göre tamamen değişmiştir. Boya kalitesi düşmüştür. Bu dönemde renk çeşitliliği artmış; kilimlerde, çok koyu renklerin yanı sıra Çingene pembesi ile yer yer parlak renklerde orlon iplikleri kullanılmıştır. Çözgüler, pamuk ipliğinden yapılmıştır. Motiflerde de dönem dönem değişiklikler görülmektedir. Eşme’de kilimler, evlerde “ıstar” denilen dik tezgâhlarda, kadınlar tarafından dokunmaktadır. Tezgâha kilim ağacı da denir. Erkekler, kilim dokumaz. Kız çocukları, küçük yaşta (7–8), annesinin yanında tezgâha oturur, birlikte kilim dokumaya başlar. Kendi başına kilim dokuyacak duruma gelince dokumasını, ayrı bir tezgâhta sürdürür. Ticari amaçla dokunan kilimler de ıstar denilen dik tezgâhlarda, kadınlar tarafından dokunmaktadır. Eskiden kilimlerin yünleri, evlerde kirmanla eğrilirdi. Bölgede kirmanla yün eğrilirken “öreke”den de yararlanılırdı. Bugün dokunan kilimlerde fabrika yünü kul-lanılmaktadır.
Ticari amaçla dokunan kilimlerin bir kısmında desenler, Eski Eşme kilimlerinin bordürlerinde veya zeminlerinde yer alan küçük motiflerin, birkaç misli büyütülmüş örneklerinin çok sade bir şekilde zeminde sıralanması ile elde edilmektedir. Diğer bir kısmında ise bazı ihracat firmalarının isteklerine ve çizip sipariş verdikleri modellere bağlı kalarak yapılmaktadır ki bu ikinci grup desenler, çoğunluğu teşkil etmektedir. Bu kilimler, eski Eşme Kilimleri ile pek ilgisi olmayan kilimlerdir. Renkler de sipariş veren firmaların isteğine bağlı olarak seçilmektedir.

1. Eşme Kilimi Çeşitleri

Eşme’de halkın kendi evi için dokuduğu kilimler: “altınbaş kilimleri”, “toplu kilimler”, “yan toplu kilimler”, “takmak kilimleri”, “albaş kilimleri”, ve “namazlağ kilimleri” olmak üzere çeşitli gruplara ayrılır. Bunların dışında, zemini altıgen toplarla ve çeşitli motiflerle dolgulu kilimle de yapılmıştır. Eşme kilim gruplarının her biri, kendi grubuna has özellikler gösterir.

Resim 1: Eşme kilim dokuma

1.1.Altınbaş Kilimleri

Eşme için özel olan ve benzerini Reyhanlı Türkmenlerinin de dokuduğu bir kilim, Altınbaş kilimidir. Altınbaş kilimlerinde motif ve kompozisyon, ayrı bir özellik gösterir. Tek eksen üzerinde sıralanmış dikdörtgen toplar kıvrım denilen, taban tabana gelecek biçimde yerleştirilmiş ‘’eli belinde kız’’ ve “tavşan topuğu” motifleri kullanılmaktadır.
En eski Altınbaş kilimlerinde dörtgenlerin ortasında bir kıvrım onun etrafında tavşan topuğu motifleri bu kilimlere özgü bir şekilde sıralanmıştır. Dikdörtgenler dışında kalan kilim zemini yine bu kilimlere has çok zengin motiflerle süslenmiştir. Kilimler bordürlüdür. Bordürler de yine bu kilimlere has motiflerle bezenmiştir. Zemin ve bordürlerde bin tepe, kurbağacık, elmacık, kazan kulpu, sandık kulpu, yılıkıç, bukağı ve diğer zengin motiflerle süslenmiştir.

Resim 2: Altınbaş kilimi

1.2.Albaş Kilimi

Bu grup kilimlerde zeminde altıgen toplar, kenarları birbirine bitişik olarak sıralanmıştır. Bölgede solak kıvrımlı kilimlere benzese de topların içleri ve kilimin zeminindeki düzenleme ve motif bunlardan tamamen farklıdır. Bu kilimlerde genelde zemin uzunlamasına üçe bölünmüş başı altıgen toplar, bu ayrılan bölümler içinde tek eksende sıralanmıştır. Altıgenler bıçkır motiflerinden oluşmuştur. Toplar dışında kalan zemin zülüf, pıtırık/çıtırık ve oynatma motifleri ile doldurulmuştur. Madalyonlar arasına genelde karagöz bazen de çakmak motifleri yerleştirilir. Bordürlerinde elibelinde kız motifleri en çok görülen örneklerdir.

Resim 3: Albaş kilimi

Resim 4: Albaş kilimi

1.3.Takmak Kilimleri

Bu kilimlerde genelde zemin uzunlamasına üçe bölünmüş basık altıgen toplar bu ayrılan bölümler içinde tek eksende sıralanmıştır. Altıgenler bıçkın motiflerinden oluşmuştur. Toplar dışında kalan zemin zülüf; pıtırık/çıtırık ve oynatma yanışları ile doldurulmuştur. Madalyonlar arasına genelde karagöz bazen de çakmak motifleri yerleştirilir. Bordürlerinde elibelinde kız yanışları en çok görülen örneklerdir.

Resim 1.5: Takmak kilimi

1.4.Toplu Kilimler

Toplu kilimlerde genel olarak baklavaya yaklaşan iç içe kancalı basık altıgen madalyonlar bir eksende tek veya çift sıra hâlinde yan yana yerleştirilmiştir. Madalyonlara bölgede top denir. Top sayısı kilimin büyüklüğüne göre değişir. Top sayısına göre kilime ad verilir (üç beş ya da yedi toplu kilim gibi). Bu kilimlerde kancalı altıgenlerle dolgulanmış toplar genelde merkeze doğru eşkenar dörtgene dönüşür. Kilimlerin bir kısmında ise toplar basamaklı ve kancalı dikdörtgenlerle süslenmiştir. Ortada bir eksende sıralanan topların yanı sıra aradaki boşluklara ana toplardan daha küçük ölçüde iki taraflı toplar yerleştirilen kilimlere yan toplu kilim denir. Yan topların büyüklüğüne göre arada boşluk kalır veya kalmaz. Boşluk kaldığı takdirde kilimin zemini çeşitli motiflerle dolgulanır. Bu kilimler genelde tek bordürlüdür.

Resim 6: Toplu kilim

1.5. Namazlağılar (Seccadeler)

Eşme yöresinde kilimler namazlağı olarak kullanılması amacıyla da dokunmuştur. Ayrıca camilere bağış yapılması için özel namazlağı yapım geleneği de devam etmektedir. Selvili, turunçlu, dallı namazlağı gibi isimler alır.

Resim 7: Namazlağı

2. Kullanılan Araç Gereçler

2.1. Kilim Dokuma Tezgâhları

Kilim dokuma tezgâhları üç tiptir:

  • Yer tezgâhları: Göçebe hayatı yaşayan insan topluluklarının kullandıkları tezgâh çeşididir. Genelde yan ağaçları yoktur. Yere çakılan dört adet kazık gövde olarak kullanılır. İki adet sırık tezgâhın alt ve üst leventlerini oluşturur. Çözgüler silindir şeklindeki leventlere sarılarak gerilir. Sonra gücü ağacı örülür. Daha sonra kilim dokumasına geçilir.
  • Sarma tezgâhlar: Gelişmiş bir kilim dokuma tezgâh türüdür. Bunların alt ve üst merdaneleri döner. Dokuma tezgâhlarındaki çözgü ve kumaş levendi prensibine göre hareket eder. Çözgü üst levende sarılır. Dokunan kilim alt levende sarılır. Kilim sarıldıkça dokumanın devam edebilmesi için diğer leventten çözgü gelmeye devam eder. Varangelen, gücü ağacı, germe mekanizması gibi parçaların bulunduğu bir tezgâh türüdür.
  • Germe tezgâhlar: Alt ve üst merdaneler dönmez. Yan destekli yuvalar yukarı aşağı hareket ettirilerek çözgüler gerdirilir. Çözgüler tezgâh üzerinde hazırlanır. Dokuma yükseldikçe kilim döndürülerek aşağı alınır. Alt ve üst merdane, varangelen, gücü demiri, yan destekler, gerginlik ayar mekanizması gibi parçalardan oluşan bir tezgâhtır. Eşme kilimi günümüzde bu tip tezgâhlarda dokunmaktadır.

2.2. Dokumada Kullanılan Yardımcı Elemanlar

  • Kirkit: Atkının sıkıştırılarak kilime dâhil edilmesini sağlayan yardımcı makine elemanına kirkit denir. Diğer dokuma tezgâhlarında bulunan tarağın vazifesini görür.

Resim 8: Kirkit
  • Çivi: Atkının kirkit tarafından düzgün sıkıştırılmasını sağlamak için bir miktar aşağı çekilmesini sağlayan yardımcı makine elemanıdır. Ayrıca çözgülerin birbirlerine takılmadan düzgün durabilmeleri için de kullanılır.

Resim 9: Çivi Resim
Resim 10: Çivinin kullanılışı
  • Çözgü demiri: Çözgülerin tezgâhın alt kısmında bağlandığı demirdir.


Resim 11: Çözgü demiri
  • Gücü demiri: Tezgâhın orta kısmında yer alan ve gücü ipliklerinin üzerine sarıldığı demirdir.

Resim 12. Gücü demiri
  • Varangelen: Yukarı aşağı hareket ettirilerek çözgüleri birbirinden ayırıp atkının atılması için ağızlığın açılmasını sağlayan dar ve uzun tahtadır.

Resim 13. Varangelen

3. Eşme Kiliminin Kullanım Alanları

Eşme kilimi adından da anlaşılacağı gibi geçmişten günümüze aslında bir kilim dokumadır. Ancak bu dokuma farklı ürünlerin yapımına da imkân veren bir dokumadır. Teknik açıdan ve özellik açısından hiçbir fark olmamakla birlikte farklı boy ve ende dokunarak farklı ürünler ortaya konmuştur. Bu dokuma ile elde edilen ürünlerin en önemlileri kilimin yanı sıra çanta, heybe, yastık kılıfları, minder kılıfları gibi ürünlerdir. Günümüzde araç işi koltuk döşemeleri de Eşme kilimi ile elde edilebilmektedir.

Resim 14: Heybe
Resim 15: Yelek
Resim 16: Üç etek
Resim 17: Döşeme örtüsü
Resim 18: Taban dokuması
Resim 19: Pano dokuma