UŞAK HALISI TARİHÇESİ

Halı çözgü iplikleri üzerine ayrı bir desen ipliği ile değişik şekillerde düğüm atılarak ve aralarında birkaç sıra atkı geçirilerek makasla aynı hizada kesilmiş kadifemsi havlu yüzlü olan dokumaya denir.
Bir el sanatı olarak halıcılık Uşak’a Orta Asya’dan göçüp gelen yörükler tarafından getirilmiştir. Murat dağı ve Ahır dağı yaylaları ile Manisa ve Aydın kışlakları arasında çok önemli bir yeri olan Uşak kasabası da o dönemlerden önem kazanmıştır. Bu devirde yapılan halı işleri ev ve aile çevresinden dışarıya taşmamıştır. Uşak halılarının önem kazanması iler-leyen zamanlara 16. ve 17. yüzyıllara dayanır.
Uşak halılarının en tanınmış tipleri; kitap ciltlerinden esinlenen “madalyonlu”, geo-metrik bir yerleşime sahip “yıldızlı”, kuş biçimini çağrıştıran yaprak kompozisyonundan ötürü “kuşlu” olarak adlandırılır. Bu tipler, boyut ve kompozisyon açısından bazı varyasyon-larla 17. yüzyılın sonuna kadar üretilmişlerdi. Selçuklu halılarından sonra Türk halı sanatının ikinci parlak devri XVI. yüzyılda Uşak ve çevresinde yapılan halılarla başlar. Türk halıları içinde en büyük ve tanınmış grup olan Uşak halıları, Avrupalı ressamların tablolarında sık sık tasvir edilip XVIII. yüzyıl sonuna kadar çok tutulduğu hâlde envanter kayıtlarında Uşak adı geçmez ve bunlar Türk halıları diye bilinir.
Holbein halıları adı ile tanınan bu grubun ilk iki tipi, bunlara menşe olarak kabul edi-lir. Fakat bunlarda geometrik motifler yerine tamamen bitki motifleri ve yine bitki motifle-rinden meydana gelen madalyonlar hâkim olmuştur. Madalyonlu Uşak halıları daha önemli bir grup olarak XVIII. yüzyıl içinde de gelişmiş, 10 metreye kadar uzun olanları yapılmıştır. Orta eksende yuvarlak, yanlarda sivri dilimli madalyonların sıralanmasından ibaret ve son-suzluğa işaret eden kompozisyon kullanılmıştır. Sonsuz örnek hâlinde sıralanmış madalyon-lardan kesilmiş bu kompozisyon düzeninde madalyonlar bazen oval bazen yuvarlak olarak değişmiş, sıralanışta zeminin boyutları farklı da olsa bir değişme olmamıştır.

Yıldızlı Uşak halıları sayıca daha küçük bir tip olup sekiz kollu yıldızlarla küçük bak-lava biçimindeki madalyonların kaydırılmış eksenler üzerinde alternatif sıralanmasını göste-rir. Bunlar orta boy halılardır, dört metreden uzun olanları pek azdır. Zaman bakımından da 17. yüzyıl sonundan ileri geçmez. Daima kırmızı zemin üzerine sekiz köşeli yıldız madal-yonlar ve küçük baklavalar, koyu mavi ekleri meydana getirir. Bunlarda halının ortası belir-tilmez ve madalyonların sonsuz örneğe bağlandığı açıkça bellidir. Bazen zemin mavi, ma-dalyonlar kırmızı renkte olabilir. Madalyonların içi sarı ve kırmızı palmet ve çifte Rumilerle dolgunlaşmış, zemin köşeli dallar ve çok renkli çiçeklerle bezenmiştir.
Yıldızlı Uşak halıları 17. yüzyılı geçmediği hâlde kısa zamanda gelişmesini tamamla-mış, bir bozulma olmamıştır. 16. yüzyıldan ancak 20–25 kadar yıldızlı Uşak halısı kalmıştır.


1. Uşak Halılarının Özellikleri


Uşak halılarının en önemli özelliklerinden biri atkı, çözgü ve atılan düğüm ipliklerinin yün olmasıdır. Çok az olarak pamuk iplikli halılar dokunmuştur. Türk Gördes düğümü ola-rak da bilinen düğüm tekniği ile dokunmuştur. Desimetre karede dokunan ilmik sıklığı 30×30, 40×40 arasında değişmektedir. Bu düğüm de halının sağlamlığını ve kalitesini arttırır.
Eski Uşak halılarının yüksek tüylü olması da belli bir özelliğidir. Çok rutubetli olan İngiliz adaları ve Hollandalılar eskiden beri Uşak halılarını tercih etmelerinin bir sebebi de bu halıların yüksek tüylü olmasıdır. Üç dört asır devam eden Uşak halılarının bir kıymeti de buradan gelmektedir.
Eski Uşak halılarındaki renkler koyu ve derindir. Halıya üç dört renk hâkimdir. Bu renkler arasında koyu mavi, koyu kırmızı, yeşil, sarı, çok az beyaz ve devetüyü gibi renkler bulunur.
Eski Uşak halılarının en önemli özelliklerinden birisi de desen ve model özellikleridir. Uşak halıları motif ve kompozisyon özellikleri açısından başlıca üç temel tipte sınıflandırıla-bilir. Kitap ciltlerinden esinlenen “madalyonlu”, geometrik bir yerleşime sahip olan “yıldız-lı”, kuş biçimini çağrıştıran yaprak kompozisyondan ötürü “kuşlu” Uşak halıları diye isim-lendirilir. Literatürde Holbein ve Lotto halıları olarak bilinen bu iki tip halının daha sonraki Uşak halıları ile olan teknik ve motif benzerliklerinden dolayı Uşak bölgesinde dokunmuş olabilecekleri kabul edilmektedir.

2. Uşak Halılarının Ülkemizdeki Yeri Önemi


Türklerin geleneksel halı sanatı, sanat tarihimizde seçkin bir yere sahiptir. Halı sanatı Türk tarihinin akışı içinde biçimlenmiştir. Uşak halıları gerek düğüm tekniği gerekse kullanı-lan renkler ve desen özellikleri bakımından Türk halı tarihine damgasını vurmuştur.
Bu geleneksel sanatımızın varlığından sağlam tekstil motifleri ve düğüm tekniği ile günümüzde de söz edebiliriz. Türk halısının bu teknik özellikleri düzenli ve sürekli bir ge-lişmenin en büyük dayanağı olmuştur. Düğümlü halıların çok uzun bir geçmişi vardır. Bu tekniğin bulunuşu göçebe bir kavmin daha kalın ve ısıtıcı bir zemin bulmak arzusu gibi pra-tik bir nedene dayanmaktadır.

O zamanlarda Uşak ve çevresinde Aşiretler konar-göçer yaşamaktaydı. Hemen hemen her evde halı dokunmaktaydı. 16. yüzyılda İzmir’de bulunan İngilizler, İzmir’e gelen Uşak halılarını satın almaya başlamışlar. Daha sonra İtalyanlar, Avusturyalılar ve Almanlar hem sarayları hem de kiliseleri için halı alır olmuşlardı. Halıcılığın Uşak’ta gelişmesi ve ticari bir varlık olması 16. yüzyıla dayanır. O zamana kadar büyük bir önem kazanmış olan Uşak halı-ları İstanbul camilerine ve saraylarına sipariş edilmeye başlanmış Süleymaniye, Selimiye ve Fatih camilerine ve türbelere alınmıştır. Bu halıların bazı parçaları bugün hâlâ Süleymaniye camiinde ve İstanbul’daki çeşitli müzelerde bulunmaktadır.
Uşak’ta büyük ebatlarda dokunan bu halılar Osmanlı İmparatorluğu’nun saraylarını süslemiş, gerek desenleri gerekse renkleri ve sağlamlığı ile büyük bir beğeni kazanmıştır.
Günümüzde ekonomik kaygılardan dolayı Uşak’ta halıcılık kaybolmaya yüz tutmuştur. Ye-terince tanıtımı yapılmadığı, evde ve elde bu dokumacılığın yapılmasının çok zor ve zahmet-li olmasından dolayı Uşak’ta halıcılık eski yerini kaybetmiştir. Özel sektörde bazı kişisel çabalarla Uşak halıcılığı yaşatılmaya çalışılmakta, gelecek kuşaklara bu kültürün aktarılması için çabalar sürdürülmektedir.
Uşak halıları renk, desen, boya özelliği, düğüm tekniği olarak yöresel bir farklılık gös-termektedir. Bu özelliklerin ülkemizin zenginliğini göstermesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmalıdır. Günden güne renk ve desen özelliğini kaybettiği görülen halılarımızın de-ğerini yitirmemesi, özelliklerini kaybetmeden gelişme göstermesi bütün temennimizdir.

3. Uşak Halısının Dünyadaki Yeri Önemi


Türklerin daha Hunlar devrinde Milattan önceki yıllarda çok gelişmiş (Türk-Gördes) düğümlü halı tekniğine sahip oldukları Altay dağları eteklerinde, Pazırık kurganları kazıla-rında ele geçen halı örnekleri ile belli olmaktadır. Uşak bölgesinde dokunan halıların çok eski örnekleri bugün birçok Avrupa ülkesinin müzelerinde sergilenmektedir.
Madalyonlu ve yıldızlı Uşak halıları yapıldıkları dönemlerde Hollandalı ve Flemenk ressamlarının tablolarına konu olacak kadar Avrupa’da rağbet görmüştür. Bu resimlerin de-ğişik örnekleri Londra, Paris, Berlin, Venedik ve Roma’daki müzeleri süslemektedir. Hatta bazı Uşak halıları kendilerini resmeden ressamların isimleri ile anılmaktadır. Avrupa’da Lotto ve Holbein halıları olarak bilinen halıların Türkiye’de Uşak bölgesinde sipariş olarak dokutulduğu ve bunların daha sonra İngiltere’ye gönderildiği sonradan anlaşılmaktadır.
Halıcılık 700 yıldan beri Uşak halkının en önemli kaynaklarından birini teşkil etmek-tedir. Uşak halıları 350–400 yıldan beri Avrupa’da tanınmakta, sarayları, müzeleri hâlâ süs-lemektedir. İngiltere, Almanya, İsviçre, Hollanda, Avusturya devletleri halılarımızın en iyi alıcılarıdır. Bazı Avrupa firmaları eski kalite Uşak halıları istemektedir. Bu talep, Uşak halı-sının bir ihraç imkânına sahip olduğunu göstermektedir fakat Uşak’ta eski Uşak halısını do-kuyacak işçi sayısı azalmış, kalite de eskisi gibi değildir. Bir zamanlar Türkiye ihracatının bir bölümünü teşkil eden ve kendine özgü özellikleri ile dünya literatüründe yer alan Uşak halılarının yeniden eski önemini kazanması için çalışmalar yapılmaktadır.